<<<<<<<<<<Başçavuş
Albayı tutuklayacakmış>>>>>>>>>>
Albay, binbaşıya:
-Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir
şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim
meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada
bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim.
Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O
zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün.
Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah
saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen
bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir
şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı
talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.
Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah
dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının
açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa
ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay
kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir.
Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel
olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı
talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında
manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir
olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat
dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah
hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler
kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus
Albayı tutuklayacakmış.
<<<<<<<<<<Akıllı
Er>>>>>>>>>>
Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc
kiz trende ayni kompartmanda yolculuk etmektedir.
Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman,
MUCUK bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK !
diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktıktan
sonra yasli kadin "Aferin genc kiza Nasil
yapistirdi tokadi" diye düsünmekte ve kafasini
sallamaktadir.
Genc kiz da "Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki
, bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi yapistirdi
" diye dusunmektedir.
Albay ise "Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü.
Tokadi biz yedik" diye yanarken er de icinden
soyle düsünmektedir:
"Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil
yapistirdim tokadi albaya...
Kahraman Er
Erler sabah yoklamasında, çavuş içlerinden birine
soruyor;
- Söyle bakalım nerdensin ?
- Maraş'lıyım komutanım..
Çavuş sinirleniyor ve askere okkalı bir tokat
atıyor. Ardından tekrar soruyor
- bir daha söyle bakalım nerdensin ?
- Maraş'lıyım komutanım..
Çavuş bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere
okkalı bir tokat daha atıyor. Ardından tekrar
soruyor
- ulan sona son defa soruyorum nerelisin ?
- Kahramanmaraş'lıyım komutanım..
- Hah şimdi oldu diyor çavuş ve yanındakine
soruyor,
- Oğlum sen nerelisin ?
- Kahramansinop'luyum komutanım !
<<<<<<<<<<42
Yıl>>>>>>>>>>
İki adam yolun iki
tarafından birbirlerine doğru yürüyolarmış. İkisi
de diğerinin
sağ ayağını sürüyerek geldiğini farketmiş ve karşı
karşıya geldiklerinde
birbirlerine bakmışlar... Önce biri sağ ayağını
işaret ederek şöyle demiş:
- Vietnam, 42 yıl önce...
Bunun üzerine diğeri de kendi sağ ayağını işaret
etmiş:
- At pisliği 20 adım geride
<<<<<<<<<<Patates>>>>>>>>>>
Temel ve Dursun
aynı köyün iki delikanlısıdır.Yaşları yirmiyi
bulur ve askere giderler.Her ikiside çakı gibi
askerdirler.Günler,aylar geçer ve bizim iki
karadenizlinin başarıları artar.Bizimkiler en
iyilerin seçileceği tatbikata aday olarak
giderler.Tatbikatın ana konusu kamuflajdır.Temel,dursunve
diğer adaylar tatbikatın olacağı meydana
toplanır.Askerlerden istenen bu boş arazide en iyi
kamuflajı yapmaktır. askerler dört bir yana
dağılarak,saklanmaya başlarlar.Temel ve Dursun
saklanmaya çalışırken iki tane boş çuval
bulurlar.Temel birine Dursun birine girer.Diğer
askerlerin denetimi bitmiş sıra bizimkilere
gelmiştir.Komutan dursunun çuvalının başına
gelir.Çuval'a bir tekme atar. Dursun havv!!! havv!!!
diye bağırır.Komutan içinden "aferin iyi kamuflaj
yapmış diye mırıldanır.Sıra temelin çuvalına gelir
ve ona'da bir tekme atar.Çıt yok.birdaha tekme
gene çıt yok.Komutan dayanamaz ve öyle bir tekme
vururki temel acısından bağırır.PATATES!!!,
PATATES!!
<<<<<<<<<<Guş
Sandım>>>>>>>>>>
Yüzbaşı evin
papağanına belli başlı kelimeleri
ezberletmişti.Mehmet gel, Mehmet git, şunu yap,
bunu yapma v.s...
Evde kimsenin bulunmadığı bir sırada.Evin yeni
emir eri ortalığı silip süpürmekle meşgul
görünüyordu.İçeriden MEHMED diyen sesi duyunca
fırladı koştu :
-Buyur, dedi ama arkası gelmedi .
Tekrar işine daldı.Bir zaman sonra tekrar
çağrıldı. Şaşırmıştı. Odada bu emri beklemeye
karar verdi.Papağana gözü takıldığı anda da
papağan "MEHMED" diye çağırmasın mı!Derhal hazır
ol vaziyetine geçerek :
-Buyur komutanım, dedi.Kusura bakma seni guş
sandımdı.
<<<<<<<<<<Hans
Kim>>>>>>>>>>
Büyük bir savas
çikmis. Bütün dünya bizim Trabzonlular'a karsi...
Derken herkes kendilerine siper kazmis.
Trabzonlular ayri bütün dünya ayri. Ve savas
baslamis. Trabzonlular bir bir öldürülüyormus bu
ise bir çare bulalim demisler. Temel:
-Usaklar herkes egilirse de bizi vuramazlar.
Derken herkes egilmis. Diger taraftan da düsman
kuvvetleri bir buna çare olarak plan yapmis ve
baslamislar:
-Temel kim? oradan bir ses:
- Benim ula... baamm Temel ölmüs!
Bir ses daha gelmis:
-Dursun kim?
- O da benim ula.... bammm Dursun da ölmüs!!
Neyse Trabzonlular da akillanmis ve bu sefer onlar
baslamis:
-Hans kim? Ses yok!
-Maykil kim? Yine ses yok! Derken bir ses:
-Hans'a kim seslendi?
-Ben ula... BAAAMM!